Kayıtlar

yazı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

"Uğultulu Tepeler"

Resim
Uğultulu Tepeler... Geçen sene içinde aldığım, aldıktan hemen sonra okuduğum ve her sayfasında yazarın anlatım tarzına, oluşturduğu karakterlere, kurgusunun ilerleyişine hayran kaldığım bu eseri daha önce neden okumadığımı düşünüp sinirlenirken, şimdi okuduğum için de mutluyum. Her kitabın bir zamanı vardır, bunu bilirim ve savunurum. O yüzden Uğultulu Tepeleri bu kadar geç okuduğum için mutluyum.  Kitabın Sayfa Sayısı:  405 Yayınevi:  Can Yayınları - (Klasiklerin çevirisi konusunda Can Yayınları oldukça iyi.) Basım Yılı:  1847 Konu: Eve evlatlık olarak gelen Heathclif ile evin biricik kızı Catherin birbirlerine aşık olur fakat Catherine bu aşktan vazgeçip zengin komşuları Linton ile evlenir. Bunun üzerine evden ayrılan Heathcliff, yıllar zonra zengin bir adam olarak geri döner ve hem Catherine'den hem de Edgar Linton'dan intikamını almaya başlar.   Ana fikir:  Aşk yeri geldiğinde nefrete dönüşebilir ve nefret aşktan daha güçlü olabilir.  Kitapta...

Charles Dickens / İki Şehrin Hikayesi - Kitap yorumu

Resim
  Merhaba dostlar! Kitap incelemesi + yorumuyla geldim! Merak edenleri aşağı alalım lütfen!  Bir kitabı anlamak için önce yazarını tanımak gerekir.  Peki kim bu Charles Dickens?  Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanışır. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kalır ve 15 yaşındayken bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında  stenografi   öğrenir. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girer ve 1835’te “Boz” takma adıyla "Boz’un Karalamaları" başlığında notlar yayımlamaya başlar. 1837'de ise esas onu ünlendirecek olan "Bay Pikvik'in Serüvenleri" adlı kitabını yayımlar. Aynı yıl içinde Catherine Hogarth ile evlenir. 1840 yılında ölen baldızı Mary’e ithaf ettiği " Antikacı Dükkânı "   romanı yayımlanır. 1840'ta Amerika’ya gidip büyük bir ...

Öve Öve Bitiremediğim İki Roman- BCP/Mart

Resim
 Herkese merhaba! Bu ayın BCP konusu, Dünya Kadınlar Günü. Genel olarak baktığımız zaman erkekler günü diye bir gün olduğunu görmüyoruz, değil mi? Her günü anlayışlı, saygı dolu geçirmek yerine yalnızca bir günü kadınlara adayıp onları yüceltmek, 9 Mart'ta kötülüklere devam etmek çok mu insanca? Bu sebeple 8 Mart'ı özel bir gün olarak kutlamayı tercih etmiyorum. Çünkü her gün haberlerde kadın cinayetlerini görüp, serbest bırakılan yaratıkların pişkinliklerini izliyoruz. Her gün iş yerlerinde küçük görülen, hafife alınan kadınları duyuyor, karşı cins yetmiyormuş gibi hemcinslerimiz tarafından bile linç ediliyoruz.  Dünya öyle bir noktaya geldi ki... Kendimden örnek verecek olursam sürekli sosyal medyada ve reklamlarda dolanan 'kadın bunu yapmalı, kadın böyle olmalı' gibi tutumlar yüzünden kendimi eksik hissetmeye başladığımı söyleyebilirim. Bazı durumları belirtmeye çalışırken iletilmek istenen mesaj gönderilmesi gereken kişilerden çok diğer kesimi etkileyebiliyor. Zaman...

Bir Öğretmen Adayının Gözünden : Les Chorıstes (Koro)

Resim
  BCP etkinliği kapsamında bu ayki blog konumuz 'umut' kavramıydı. Ödev sebebiyle izlediğim bu güzel filmin umudun en güzel yansıması olduğunu düşünüp bir öğretmen odayı olarak inceledim.  (Dipçe: Bazı noktalar spoiler içermektedir.) Hikâye eski bir müzik öğretmeni olan Mathieu’nun yaramaz, sürekli sıkıntı çıkartan erkek öğrencilerle dolu bir yatılı okulda mümessil (gözetmen) olarak işe girmesiyle başlıyor. Okuldaki öğrencilerin çoğu kötü durumlu, anne babası olmayan, psikolojileri kötü yönde etkilenmiş, yaptıkları yaramazlıklarla devamlı hücre ve şiddet cezası alan öğrenciler. Eğitim gördükleri yere okul demek imkânsız, Mathieu’nun da dediği gibi ceza evini andırıyor. Hücreler okulun alt katında, karanlık ve soğuk, bir çocuğun yalnız başına kalamayacağı kadar da korkutucu ancak okul müdürü karşılaştığı problem davranışlara fiziksel ve psikolojik şiddet dışında bir çözüm bulmadan disiplini bu başarısız yöntemlerle sağlamaya çalışıyor. Öğrenciler müdür için tamamen para kayna...
Resim
  İnsan toplulukla birlikte daha planlı oluyor, buna eminim. Bende bu güzel gruba katılıp paylaşım sıklığımı arttırmayı amaçladım peki bu grup ne? Buyurun aşağıya inelim:)  -Merhaba Bloggerlar! Bloglarını güncel tutmak isteyen ancak yazmaya üşenenler! "Ben öyle sıkıya gelemem. Kurallar beni boğar." diyen özgür ruhlar! Tam size göre bir etkinlikle geldik. Birkaç blogger arkadaşla blogları hareketlendirmek için bir etkinlik yapma kararı aldık. Bu etkinlik için her ay BCP (Blogları Canlandırma Projesi) grubu olarak bir tema belirliyoruz. O ay sonuna kadar temaya uygun olan bir kitap okuyabilir veya film, dizi izleyebilirsiniz. İsterseniz hem kitap okuyup hem de dizi, film izleyebilirsiniz. Bu size kalmış. O ayın temasına uygun okuyup izlediklerimizin yorumlarını ayın sonunda yayınlayacağız. Her ayın başında o ayın konusu hatırlatılacak. O ayki etkinliğe katılmak isteyenler bu etkinlik kapsamında yazılan yazıların yorum kısmına etkinlik kapsamında okuyup-izlediklerin...